Turunçgil Ailesi

 

 

Türkiye, turunçgil familyasındaki ürünlerin yetiştiriciliği için coğrafi açıdan oldukça uygun bir ülke. Üreticiler, yüksek ihracat değerine sahip olan narenciye üretimlerini HEKTAŞ’ın bitki koruma çözümleri ile korurken, üretimin kalitesini de yine HEKTAŞ bitki besleme ürünleriyle arttırıyor. Böylece ortaya pazar değeri yüksek, verimli bir üretim çıkıyor.

 

Narenciye türlerinin Türkiye’de ve dünyada tüketilen tarım ürünleri arasındaki yeri ve önemi tartışılmaz. Anavatanı Çin ve Hindistan olan turunçgil grubunun tüketimi dünya genelinde çok yaygın olduğu için, bugün ılıman iklime sahip tüm bölgelerde yetiştiriliyor. Subtropik iklim şartlarına ihtiyaç duyan meyveler, sıcaklığın -4°C’nin altına düşmediği yörelerde ticari anlamda da yetiştirilebiliyor. Türkiye’nin de özellikle güney ve güneybatı Anadolu ile kuzeydoğu Akdeniz bölgelerinde yoğunlaşan turunçgiller arasında en yaygın çeşitler portakal (C. x sinensis), limon (C. x limon), mandalina (C. reticulata), greyfurt (Citrus paradisi) ve turunç (Citrus aurantium).

Sarı ve turuncu renkte olabilen bu lezzetli kış meyveleri, çok gözlü ve etli bir yapıya sahip. Dünya genelinde 140 milyon tona yakın olan üretimin 5 milyon tonluk kısmı Türkiye’de gerçekleştiriliyor. Üretimdeki bu yüksek oranlar sayesinde turunçgiller, Türk üretici için ihracat konusunda da önem arz ediyor. Tabii ürünün kaliteli olması ve dış pazar gerekliliklerini yerine getirmesi şart. Bunun için ilk yapılması gerekenler arasında ise hastalık, zararlılar ve yabancı otlarla bilinçli ve etkili bir şekilde mücadele etmek ve ürünü iyi besleyerek direncini ve kalitesini arttırmak var.

Kaliteli üretim için mücadele şart

Türkiye’deki turunçgil üretiminin yüzde 90’ından fazlası Mersin, Adana ve Hatay’ı kapsayan Çukurova bölgesi, Antalya ve İzmir’de yapılıyor. Turunçgillerin kıyasla dar bir alanda yetiştirilmesine rağmen ihracat değerleri oldukça yüksek: Her yıl 2 milyon tonun üzerinde ihracat gerçekleştiriliyor. 890 milyon dolar değerinde getirisi olan bu ihracatın önemli bir kısmını ince kabuklular oluşturuyor. Üreticiler için oldukça kârlı olabilecek turunçgil üretimi; yabancı otlar, hastalıklar ve zararlılar sebebiyle hem kalite hem de üretim bakımından değersizleşebiliyor.

Yabancı otlar verimi düşürüyor

Kültür bitkisinin özümsediği besin ve suya ortak olarak bitkinin güçsüzleşmesine, ilerleyen zamanda da ölmesine sebep olabilen yabancı otlar, turunçgil üretimine ekonomik zararlar veriyor. Özellikle küçük işletmeler harcadıkları iş gücünün büyük kısmını yabancı otlarla mücadele için kullanıyorlar. Üstelik yabancı otun verdiği tek zarar iş gücünün gereksiz kullanımı dolayısıyla artan üretim masrafı da değil. Yabancı otlar aynı zamanda diğer hastalık ve zararlılara da konukçuluk yaparak kültür bitkisine zarar verebiliyor.

Yabancı otların verdiği zararlar arasında sürme ve hasat gibi kültürel işleri yavaşlatması, zehirli tohumların insan ve hayvanların zehirlenmesine yol açması da var. Turunçgil üretim bölgelerinde sıklıkla karşılaşılan bu otların tür sayısı 40’ın üzerinde. Direkt olarak sağlığa, dolaylı olarak da turunçgil üretim ve ticaretine büyük zararlar veren yabancı otlar arasında en sık görülenler domuz pıtrağı (Xanthium strumarium L.), kanyaş (Sorghum halepense (L.) Pers.), semizotu (Portulaca oleracea L.), topalak (Cyperus rotundus L.) ve darıcan (Echinochloa crus-galli (L.)). Bu türlerle etkili şekilde mücadele edebilmek için ise otları tanımak, yoğunluk ve dağılımlarını bilmek gerekiyor.

 

 

Yabancı ota karşı önlem almak en etkili koruma

Yabancı ot yoğunluğu en fazla mandalina bahçelerinde gözlemleniyor, en geniş alanı kapladığı turunçgil türü de yine mandalina. Ancak bu, diğer turunçgil türlerinin yabancı otlara karşı korunmasız olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Bu otlara karşı turunçgilin verim ve kalitesini koruyabilmek için entegre mücadele yöntemlerini öğrenmek en etkili önlem. Üreticilerin bu konuda özellikle turunçgil yetiştirme şeklini ve zirai mücadele yöntemi uygulamalarını düzenlemesi ve mutlaka bilinçlendirilmesi gerekiyor. Yabancı otlara karşı mücadele edebilmek için uygulanması gereken kültürel önlemler bilindiği takdirde problem baş göstermeden önüne geçilebiliyor. Yabancı otların üretim alanlarına girmesine izin verilip mücadeleye geç başlandığı durumda ise mekanik ve kimyasal yöntemlerin devreye sokulması önem kazanıyor.

SMACH®

Turunçgil, elma, kiraz, bağ ve şeftalide görülen zararlılara yönelik kullanılan SMACH®; tek uygulama ile uzun süre koruma sağlayan, IPM (Entegre Zararlı Yönetimi) programları ile uyumlu bir akarisit.

 

Hastalıkları tanımak önemli

Turunçgil üretiminde karşılaşılan ve yabancı ot gibi verim ile kaliteye etki eden başka bir problem de hastalıklar. 20’ye yakın çeşitte hastalık arasından en çok rastlananlar arasında uçkurutan (Phoma tracheiphila), kurşuni küf hastalığı (Botrytis cinerea Pers. ex Fr.), kahverengi çürüklük ve gövde zamklanma hastalığı (Phytophthora citrophthora), dal yanıklığı (Pseudomonas syringae pv. Syringae), kahverengi leke (Alternaria alternata f. sp. citri) ve turunçgil depo çürükleri sayılabilir.

Hastalıklarla mücadelede kültürel yöntemler kullanmanın yanı sıra bitki koruma ürünlerinden de faydalanılıyor. Ancak bu kullanımın bilinçli bir şekilde yapılması, doğru ürünün yeterli miktarda uygulanması önemli. Etkili ve doğru ürünü tercih edebilmek için ise her şeyden önce hastalıklara hâkim olmak gerekiyor. Benzer belirtiler gösteren hastalıkları birbirine karıştırarak yanlış bitki koruma ürününü uygulamak faydadan çok zarara yol açabileceğinden, turunçgil üreticisinin yaygın olarak görülen hastalıkları az çok tanıması ya da hastalıkla karşılaştığında doğrudan teknik ekiplerle iletişime geçmesi şart.

SMACH® ile zararlıların önüne geçmek kolay

Üretimin verim ve kalitesini doğrudan etkileyebilen başka bir etmen de zararlılar. Etkili ve doğru mücadele yöntemiyle üstesinden gelinebilen zararlıların turunçgillerde en sık rastlananları ise Akdeniz meyve sineği (Ceratitis capitata), turunçgil beyazsineği (Dialeurodes citri), turunçgil unlubiti (Planococcus citri), turunçgil sarı kabuklu biti (A. citrina), pas böcüsü (Phyllocoptrata oleivora), turunçgil kırmızı kabuklu biti (A.aurantii) ve turunçgil kırmızı örümceği (Panonychus citri). Zararlılarla mücadelede de bitki koruma ürünleri kullanmak en etkili yöntemlerden biri olarak karşımıza çıkıyor.

Meyve kalitesi ve verimini azaltarak ekonomik anlamda üreticiyi olumsuz yönde etkileyen zararlılardan biri olan turunçgil kırmızı örümceği, turunçgil yapraklarını ve meyvelerini emerek besleniyor. Zararlının sokup emdiği bölgede oluşan soluk lekeler, mücadele edilmediği durumda artarak birleşiyor ve yaprakların kuruyup dökülmesine sebep oluyor. Yaşlı yapraklardan genç yapraklara göç ederek verdiği zararı arttıran turunçgil kırmızı örümceği çok hızlı yayılıyor. Tüm turunçgil türlerinde görülebilen bu zararlıyla mücadele için HEKTAŞ’ın SMACH® isimli bitki koruma ürünü uygulandığı durumda, zararın önüne kolayca geçilebiliyor.

Pas böcüsü ve kırmızı örümcek için tek ürün 

SMACH®, zararlı bünyesinde gerçekleşen yağ sentezini engelleyerek turunçgiller için bir koruma kalkanı oluşturuyor. Tüm gelişme devrelerinde etkili olan akarisitin tek uygulaması ile uzun süre koruma sağlamak mümkün. Önemli detay ise uygulama sırasında iyi bir kaplama yapmak. Turunçgil kırmızı örümceğine yapılan uygulamanın, bitkinin 10 yaprağında yapılan sayımlarda 9 ve üzeri canlı görüldüğü durumda, çiçeklenmeden önce gerçekleştirilmesi gerekiyor. Uygulama, çiçeklenme dönemi geçtiyse ürün meyve bağladıktan bir hafta sonra da yapılabiliyor. Kontak etkili bir ürün olan SMACH®, turunçgil pas böcüsüne karşı da etkili bir koruma sağlıyor. Taze yaprak, filiz ve meyvelerde emgi yapan turunçgil pas böcüsünün emgi yaptığı yapraklar sarararak soluyor. Zarar gören meyvenin büyümesi duruyor ve meyve, tadıyla beraber pazar değerini de kaybediyor. HEKTAŞ’ın bitki koruma ürünü SMACH®’in mayıs ayının başından itibaren yapılan sayımlarda 100 meyvede bir görüş alanında 1-2 adet pas böcüsü olması durumda uygulamaya başlanması gerekiyor. SMACH® böylece, kısa sürede çok büyük zararlara sebep olabilen zararlının önüne geçerek bitkiyi koruyor.

Demir eksikliğine çözüm SEQUONIA ULTRA

Bitkinin direncinin ve kalitesinin arttırılması için kullanılan bitki besleme ürünleri, turunçgiller söz konusu olduğunda da oldukça önemli. HEKTAŞ’ın turunçgillere uygun olarak hazırlanan bitki besleme ürünü SEQUONIA ULTRA, demir eksikliği dolayısıyla sararan ve zayıf düşen fidanlar ve meyve ağaçlarınca topraktan kolaylıkla alınabiliyor. Sahip olduğu granül formülasyon, bitkinin direncini arttırarak daha kaliteli ve verimli bir üretim sağlıyor.

%5 orto-orto özelliğine sahip olan SEQUONIA ULTRA, bitkiye genel olarak ilkbahar mevsiminde uygulanıyor. Uygulama, bitkinin dikim zamanı ya da bitki gelişiminin hızlı olduğu herhangi bir zamanda yapılabiliyor. Kök bölgesine serperek veya toprağa karıştırarak uygulanabilen bitki besleme ürünü, sulama suyuna verilerek ya da damla sulama sistemi ile de uygulanabiliyor. Turunçgillerde tavsiye edilen doz ise fidanlarda ağaç başına 10-20 gramken, büyük ağaçlarda ağaç başına 50-150 gram. Kuru ve sıvı gübrelerle karışım halinde de kullanılabilen SEQUONIA ULTRA’nın bakır gibi ağır metal ihtiva eden bitki koruma ürünleriyle karıştırılmaması gerekiyor.

HEKTAŞ ürünleri üreticinin yanında

İhracat değeri oldukça yüksek olan turunçgillerin üretimi bilinçli ve doğru şekilde yapıldığında ortaya çıkan ürünün üreticiye sağladığı ekonomik fayda da artıyor. Üreticinin problemlerine geliştirdiği ileri düzey ürünlerle çözüm sunan HEKTAŞ, konu turunçgil olduğunda da verimli ve sağlıklı bir süreç için üreticinin yanında. HEKTAŞ, turunçgil kırmızı örümceği ve turunçgil pas böcüsüne karşı koruma sağlayan SMACH® ile turunçgilleri sürecin her anında koruyor. Üretimdeki verimi arttırmak üzere tasarlanan bitki besleme ürünü SEQUONIA ULTRA ise bitkiyi güçlendirerek üretim sürecinin daha sağlıklı geçmesine yardımcı oluyor. HEKTAŞ böylece Türk üreticisinin dünya standartlarında üretim yapmasına katkı sağlıyor.

SEQUONIA ULTRA

Genel olarak ilkbaharda uygulanan bitki besleme ürünü SEQUONIA ULTRA, demir eksikliği dolayısıyla sararıp solan bitkilere yönelik olarak kullanılıyor. Birçok kültür bitkisi tarafından topraktan kolayca emilebiliyor.

 

RAKAMLARLA NARENCİYE 

Dünyada her yıl 146 milyon ton narenciye üretiliyor.

Türkiye’de üretilen narenciye miktarı ise yıllık 4,9 milyon ton.

2 milyon tonluk ihracat rakamı ile Türkiye, küresel pazarın 3. en büyük ihracatçı ülkesi.

Türkiye’de üretilen narenciye ürünlerinin yüzde 30’u ihracat pazarına gidiyor.

Narenciye ihracatı ülkeye, yılda 890 milyon dolar gelir sağlıyor.

Narenciye ihracatımızın yüzde 70’i Rusya, Irak, Ukrayna ve Romanya’ya gerçekleştiriliyor.