ELMADA HEKTAŞ İMZASI

ELMADA HEKTAŞ İMZASI

Beslenme kültürü içinde önemli bir yere sahip olan elma, oldukça meşakkatli bir üretim süreci sonunda tüketiciyle buluşuyor. Sezon boyunca elma üreticilerinin en büyük yardımcısıysa, hastalık ve zararlılara karşı sunduğu kaliteli çözümlerle Hektaş oluyor.Bir meyve tabağı hayal edin. Mevsime ve bölgeye göre tabaktaki ürünler değişiklik gösterse de hemen herkes kendi hayalindeki meyve tabağında büyük ihtimalle elmaya yer verecektir. Bu durumu elmanın oldukça geniş bir coğrafyaya yayılım göstermesiyle açıklamak mümkün. Ancak burada elmanın çeşitlere göre değişmekle birlikte depolanabilen ve böylelikle her mevsim taze olarak ulaşılabilen bir meyve olmasının payı da oldukça büyük. Dünyanın hemen her yerindeki insanlar tarafından sevilerek tüketilen elma birbirinden farklı çeşitleriyle meyve denince ilk akla gelen ürünlerin başında yer alıyor. Bilinen, sevilen ve dolayısıyla da tüketiciler tarafından fazlaca talep edilen bir ürün olması onu meyve üretiminde de önemli bir yere taşıyor. Yoğun bir üretim süreci ardından tüketiciye sunulan elmanın istenilen standartları sağlaması için ise her aşamanın doğru planlanması gerekiyor.

Türkiye üretimde 4. sırada

Dünyada 6 bin 500’ü aşkın elma çeşidinin olduğu tahmin ediliyor. Ancak bu çeşitler içerisinde çok azının ticari öneme sahip olduğunu söylemek mümkün. Starking, Golden Delicious, Gala, Granny Smith ve Fuji dünyada ticari üretimi yapılan başlıca elma çeşitlerinden. Tüm dünyada yaklaşık 5,2 milyon hektar alanda yürütülen elma tarımı ile yılda 89 milyon tonu aşkın elma üretimi yapılıyor. 2,4 milyon hektara yaklaşan geniş üretim alanı ve 44,4 milyon ton civarındaki üretim miktarıyla üretimin liderlik koltuğunda ise Çin yer alıyor. Ekolojik koşulları ve coğrafi konumu sayesinde pek çok tarım ürününün yetiştirilmesi için önemli bir potansiyele sahip olan Türkiye, zengin gen kaynakları ile dünya elma üretiminde Çin, ABD ve Polonya’nın ardından 4. sırada geliyor.

Yüksek kesimlerde yetişiyor

Hem iklim hem de toprak istekleri açısından Türkiye’nin pek çok bölgesi elma üretimi için oldukça uygun koşullara sahip. Ilıman ve soğuk ılıman iklim meyvesi olan elma kış dinlenmesine en fazla ihtiyaç duyan meyve türü olarak biliniyor. Elmanın soğuklama ihtiyacını karşılaması için çeşitlere göre değişmekle birlikte 7,2°C’nin altındaki düşük sıcaklıklarda 2300-3600 saat kalması gerekiyor. Bu nedenle Ege bölgesinin 500 metre, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin ise 800 metreden yüksek kesimlerinin elma yetiştiriciliğinde verim ve kalite için oldukça uygun olduğunu belirtmek gerek.

Soğuklama ihtiyacının karşılanması gerek

Elmanın soğuklama ihtiyacını karşılayamaması sonucu önemli verim ve kalite kayıpları meydana geliyor. Düşük sıcaklıklara ve sert kışlara karşı oldukça dayanıklı olan elma kış dinlenmesi sırasında oldukça düşük sıcaklıklara karşı koyabilirken, yüksek yaz sıcaklıklarından hoşlanmıyor. Hava sıcaklığının 40°C’nin üzerine çıkması halinde büyüme duruyor, meyve dökümleri artıyor ve meyve kalitesi de bozulmaya başlıyor. Elmanın yetişmesi için nispi nem de büyük bir öneme sahip.

Gelişme kuvveti azaldıkça dikim sıklığı artıyor

Elma üretiminde tohum anaçları veya klon anaçları kullanılıyor. Türkiye’de modern meyveciliğin gelişimine paralel olarak klon anaç kullanımı giderek yaygınlaşıyor. En yaygın olarak çok bodur M 9 ve yarı bodur MM 106 anaçları kullanılıyor. Yine Türkiye’de 500 civarında elma çeşidi bulunmakla birlikte ticari olarak ağırlıkla Starking Delicious, Golden Delicious, Starkrimson Delicious, Starkspur Golden Delicious, Granny Smith ve Amasya çeşitleri üretiliyor. Elma üretiminde anacın ve çeşidin gelişme kuvveti azaldıkça, yani ağaç bodurlaştıkça, dikim aralığı da sıklaşıyor. Bodur ağaçlar sayesinde bahçeden daha erken yaşta ürün alınması mümkün oluyor.

Kullanılacak fidanların ise mutlaka sertifikalı, ismine doğru, sağlıklı ve standartlara uygun olması gerekiyor. Elma çeşitleri kendi çiçek tozlarıyla döllenemediği ve çoğunlukla başka bir dölleyici çeşidin çiçek tozlarına ihtiyaç duyduğu için bahçe tesisinde dölleyici çeşitlere yer verilmesi şart. Bunun için; her 100 fidandan 10-15 adedinin dölleyici çeşit olması ve bunların ana çeşitten 12-15 metre uzakta olacak şekilde dikilmesi gerekiyor.

Bitki besleme toprak analiziyle desteklenmeli

Gübreleme yüksek verimli ve kaliteli elma üretimi için en önemli uygulamaların başında geliyor. Temel bitki besin elementlerinden azot (N) meyve kalitesi ve verimin arttırılmasını; fosfor (P) ağacın çiçek bağlamasını ve meyveye yatmasını, periyodisitenin azalması, potasyum (K) ise meyve iriliği, lezzeti ve depolama süresinin arttırılmasını sağlıyor. Bunların yanı sıra iz elementler de önemli bir role sahip. Demir ve çinko başta olmak üzere; magnezyum, bor, mangan, bakır ve molibden gibi iz elementler verim ve kaliteye önemli derecede etki ediyor. Gübrelemenin doğru ve dengeli bir biçimde yapılabilmesi için ise gübre cinsi ve miktarının mutlaka toprak ve yaprak analizlerine göre belirlenmesi ve doğru bir planla yürütülmesi gerekiyor.

Yaz sulaması verimi etkiliyor

Elma üretiminde yıllık bakım işlemleri içinde en çok mesai harcanan uygulamaların başında sulama geliyor. Elma ağaçları saçak kök yapısına sahip olduğundan pek çok meyve türüne kıyasla daha fazla suya ihtiyaç duyuyor ve yüksek nemden hoşlanıyor. Bahçelere verilecek su miktarının belirlenmesinde ise üretim bölgesinin yıllık yağış miktarı ve dağılımı, toprağın yapısı, ağaçların yaş ve büyüklükleri gibi hususların dikkate alınması gerek. Sulamada özellikle büyük bir öneme sahip olan ve verimi doğrudan etkileyen yaz sulamasının da bölgenin yağış durumuna göre mayıs ayında başlaması ve yaz boyunca devam ettirilmesi gerekiyor. Pek çok tarım ürününde olduğu gibi elma üretiminde de modern sulama sistemlerinin kullanılması, sağladığı avantajlarla bir adım öne çıkıyor.

Her meyveye eşit beslenme şansı

Budama ise dikkat, bilgi ve deneyim gerektiren bir diğer önemli işlem. Dikim budaması, şekil budaması, mahsul budaması ve gençleştirme budaması olmak üzere 4 grupta toplanan budama işlemi; anaç ve çeşidin kuvvetlilik durumuna göre farklı terbiye sistemleri şeklinde uygulanıyor. Bir diğer kültürel uygulama olan meyve seyreltme işlemi ise meyve iriliğinin ve kalitesinin arttırılması ve ağaçların düzenli ürün vermesinin sağlanması amacıyla yapılıyor. Elle ya da kimyasal ürünler yardımıyla yapılabilen meyve seyreltme işleminin; hem meyvelerin istenilen düzeyde olması hem de bir sonraki yılın ürünü etkilememesi için meyve gözü oluşmaya başlamadan önce yapılması gerekiyor.

Etkin koruma için doğru mücadele

Bitkisel üretimin tüm alanlarında olduğu gibi elma üretiminde de yürütülen uygulamalar planlı ve doğru şekilde yapılsa dahi hastalık, zararlı ve yabancı ot tehdidi, başarılı bir sezon yakalanmasında engel oluşturabiliyor. Kültürel tedbirler ile zararlı organizmalarla karşılaşma riski bir nebze olsun azaltılabilmekle birlikte bu önlemler her zaman tek başına yeterli olmuyor. Bu noktada biyolojik, biyoteknik, fiziksel ve kimyasal mücadele gibi bitki koruma faaliyetlerinden destek alınıyor. Zararlı organizmalarla etkin bir şekilde mücadele edilebilmesi için de doğru zamanda harekete geçmek, bitki koruma ürünlerini doğru dozda ve doğru teknikle uygulamak gerekiyor.

Hektaş ile etkili mücadele

Elma üretiminde sorun olan pek çok etmen bulunmakla birlikte; bunların başında karaleke (Venturia inaequalis), elma içkurdu (Cydia pomonella) ve Avrupa kırmızı örümceği (Panonychus ulmi) geliyor. Hektaş’ın elma üreticileri için sunmuş olduğu çözümler, üretim süreci boyunca yetiştiricilerin başına dert olan bu problemlerle etkin bir mücadele sağlıyor.

Biella® ve Atreus® karalekeyle mücadele için geliştirilen ürünler arasında bulunuyor. Çiçek döneminde uygulanabilen Biella®; yalnızca uygulandığı yüzeylerde değil, yeni gelişen sürgün ve yapraklarda da uzun süre faaliyetine devam ederken, hem koruyucu hem tedavi edici hem de bazı durumlarda hastalığı yok etme özelliğine sahip olduğu için hastalık yaprağa girdiğinde ve hatta belirtilerini göstermeye başladığında bile iyi bir koruma sağlıyor. Atreus® ise fungal hücrede erken spor çimlenmesini ve miseliyal gelişimini engelleyerek etkisini gösteriyor ve tıpkı Biella® gibi hem koruyucu hem de tedavi edici özelliklere sahip olmasıyla öne çıkıyor.

İç kurdunun en büyük düşmanları Elma iç kurduyla mücadele denildiğinde ise üç isim birkaç adım öne çıkıyor: Takumi®, Capito® ve Venti®. Farklı etki mekanizmasıyla yeni nesil bir insektisit olan Takumi®, zararlının kas sistemine etki ediyor ve kontrol dışı kasılmalar meydana getirerek önce beslenmesini durduruyor, ardından da sırasıyla uyuşukluk, kas paralizi ve ölüm gerçekleştiriyor. Üstelik hızlı ve uzun süreli bir etkiye sahip olan ürün, henüz daha uygulandığı andan itibaren etkisini göstermeye başlıyor.

Kırmızı örümcek sorunu Hektaş’la son buluyor

Smach®, Delos® ve Torpedo® EC ise Avrupa kırmızı örümceğiyle mücadelede elma üreticilerinin en büyük yardımcıları. Farklı etki şekline sahip yeni bir akarisit olan Smach®, zararlının bünyesindeki yağ sentezini engelleyerek tam bir koruma sağlıyor ve yumurta dahil olmak üzere zararlının tüm gelişim evrelerinde etki gösteriyor. Bunu yaparken yararlı böceklerin birçoğuna ve parazit mantarlara da zarar vermiyor olması, onu entegre mücadele uygulamalarıyla da uyumlu hale getiriyor.

Kontakt etkili bir akarisit olan Delos® ise en büyük etkisini kırmızı örümceklerin yumurta, larva ve nimflernin dönem değiştirmelerini engelleyerek gösteriyor. Üstelik uygulamadan yalnızca 3-5 gün sonra etkisini belli ederken, ilacın dayanıklılığı yaklaşık 1 ay boyunca devam ediyor. Emülsiyon konsantre formülasyonuna sahip insektisit-akarisit Torpedo® EC ise hem mide zehri hem de tıpkı Delos® gibi kontakt etkili olmasıyla öne çıkıyor.

5 ila 9 ay depolanabiliyor

Yıl içerisinde yapılan faaliyetlerde olduğu gibi hasat işleminde de dikkat gerektiren pek çok husus var. İlk olarak hasat zamanının doğru belirlenmesi gerek. Meyveler çoğunlukla ağaç olumuna geldiklerinde hasat edilip, depolarda yeme olgunluğuna erişmesi bekleniyor. Yazlık elma çeşitleri ise ağaç üzerindeyken yeme olumuna eriştiği için o dönemde hasat ediliyor. Bunun yanında hasat zamanının belirlenmesinde “iyot testi” adı verilen bir uygulamadan da yararlanılıyor. Hasat işlemi iki veya üç defada gerçekleştiriliyor. Öncelikle ağacın dış ve alt kısmındaki meyveler hasat edilirken; iç kısımlardaki meyvelerin hasadı en son yapılıyor.

Elmalar hasat edildikten sonra sağlamlık, şekil, renk ve kalite gibi özelliklere göre seçime tabi tutuluyor. İriliklerine göre sınıflandırılan meyveler ambalajlanarak ya hemen pazara sevk ediliyor ya da pazara sevk edilinceye kadar soğuk hava depoları veya farklı atmosfer koşullarına sahip depolarda muhafaza ediliyor. Pek çok elma çeşidi -1 ila +3°C arasında değişen sıcaklıklarda uzun süre depolanabiliyor. Depolanma süresi çeşide, ağacın beslenme durumuna ve mevsime göre değişkenlik gösteriyor.

Hektaş elma üreticisinin yol arkadaşı

Elma; çeşit seçiminden bahçe tesisine, bakım işlerinden hasada ve depolamaya kadar bilgi, dikkat, tecrübe ve özen isteyen meşakkatli bir üretim kolu. Türkiye gerek üretim alanı gerekse üretim miktarıyla elma üretimi için önemli bir potansiyele sahip. Ancak yetiştiricilik esnasında karşılaşılabilecek en ufak bir problem tüm sezon üreticinin başını ağrıtabiliyor. Bundan hareketle yola çıkan Hektaş, elma üreticileri için sunduğu kaliteli bitki koruma ürünleri sayesinde yetiştiricilere başarılı bir sezonun kapısını açarak en önemli yol arkadaşları olmaya devam ediyor.

 

SAYILARLA ELMA ÜRETİMİ

Dünya genelinde üretim alanı

5,2 milyon ha

Dünya genelinde yıllık üretim miktarı

89,3 milyon ton

44,4 milyon ton ile üretim lideri

Çin

Dünya üretiminde Türkiye’nin sırası

4.

Türkiye’de yıllık üretim miktarı

3 milyon ton

 

TÜRKİYE’DE ELMA ÜRETİMİ

3 milyon ton

2017 yılında Türkiye’de 3 milyon ton elma üretildi.

%135,9

Türkiye elma üretiminde yüzde 135,9 oranında kendine yeterlilik derecesine sahip.

1.

617 bin 375 ton ile elma üretiminin zirvesinde Isparta yer alıyor.

23,5 kg

Kişi başı elma tüketimi 23,5 kg civarında.

 

 

Çeşitlere göre elma üretimi

%39 Starking

%25,5 Golden

%23 Diğer

%8 Amasya

%4,5 Granny Smit